Tahsin Yücel - Gökdelen

Bu yorumu girmek için ne sabırsızdım ne sabırsız tahmin bile edemezsiniz ! Ben güzel bir kitap okuyunca kendimden geçiyorum istiyorum ki bu yazıyı okuyan herkes bu kitabı bilsin,alsın,okusun haberi olsun hiç değilse.  O yüzden bitirir bitirmez kitabı bu yorumu girmek için pür heves her işimi bıraktım ve buradayım sevgili okur :)


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Tahsin Yücel



Bugün size söz edeceğim yazar çok yakında kaybettiğimiz öykücü,romancı,denemeci kimliğiyle bir döneme damgasını vurmuş Tahsin Yücel ve onun muhteşem ötesi kitabı Gökdelen.

Ülkemizin 15 Temmuz da yaşadığı darbe girişiminin ardından yaşanılanlar,suçsuz askerlerimizin kendini bilmez üç-beş kendini bilmez tarafından kemerlerle ölesiye dövülmesi,mazlum ile suçlunun ayırt edilememesi yüzünden pek çok insanımızın haksız yere cezalandırılması, darbe sırasında yitip giden canlarımız bunların hepsi  ülke tarihine kara bir leke olarak kaydedilecek ne yazık ki. İşte bugünlerde tam da okumanız gereken bir kitap ile dikkatinizi çekmek istiyorum. Usta yazar Tahsin Yücel  sanki olanları ve olacakları hissedermiş gibi çok uç sınırlarda ve yine usta kalemiyle harika bir eser ortaya çıkarmış. 
kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Gökdelen


Kitap 17 Şubat 2073 Türkiyesini anlatıyor. 17 Şubat sabahı Türkiye'nin en ünlü ve en saygın avukatlarından olan Can Tezcan İstanbul'u yalnızca gökdelenlerden oluşan bir bina yığını haline getirmek isteyen ve bunu yaparken de Amerika'nın Özgürlük Anıtından da büyük bir esere imzasını atmak isteyen zengin müşterisi Temel Diker'in yasal sorunlarını çözmek üzere aklına bir fikir gelmesiyle başlar. Can Tezcan yargının özelleştirilmesini sağlayacaktır böylece hem işlemediği suçlardan ötürü hapse giren arkadaşlarını kurtaracak hem de yargıdaki haksızlıkların önüne geçecektir. Tabi bu özelleştirme ilk başta Temel Diker'in dikeceği gökdelenlerin önünde engel teşkil eden ve evini bir türlü satmaya yanaşmayan Hikmet Şirin için planlansa da olaylar bu özelleştirmeyi çığırından çıkaracak ve aslında günümüzdeki yozlaşmayı ve çürümeyi anlatacak, kitabın sonunda yaşanacak olan sürprizle okuyucunun Yılkı İnsanları denen varlıkları unutulmaya yüz tutmuş kişileri tanımaya vesile olmasıyla bizi çok başka yerlere götürecektir. 


Kısacası roman çıkarcı politikacılara ağır bir tokat indirirken, yaşanan yozlaşmalara,çirkinliklere ve insanların nasıl çürümeye başladıklarının bir işareti. 

Kitap Can etiketiyle satılıyor ve 335 sayfa ve ben kitabı o kadar beğendim ki bu sene içinde bir daha okuyacağım kesin. Sizde lütfen bu yazıyı okuyunca kitap hakkında bir araştırma yapın ve kitabı edinin, inanın okuduğunuza kesinlikle pişman olmayacaksınız. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Nermin Yıldırım - Dokunmadan