Selçuk Baran - Bir Solgun Adam

''Kimsem yok... Hiçbir şeyim yok,kitap raflarında duran üç-beş tozlu kitaptan başka. Anılarım bile yok. Anılarıma yaklaşabilmek için yeterince yaşlanmadım mı yoksa ?'' 


Ne kadar naif ne kadar içe dokunan bir cümle değil mi ? daha bunun gibi pek çok cümle yazabilirim size son okuduğum Selçuk Baran'ın kitabından. Kitap o kadar beni sardı ki okumamı hemen bitirmek istemedim. normalde 245 sayfa olan bu kitap benim elimde çok kalmazdı hatta üzerine yeni bir kitaba başlamış olurdum ancak o kadar keyif aldım ki Bir Solgun Adam'dan bende uzattıkça uzatmak istedim okurken doya doya altını çizmek,özümsemek,bütünleşmek istedim kitapla.



Selçuk Baran- Bir Solgun Adam
Kitabın konusuna geçelim hemen. Bankacı Mehmet Bey,emekli olunca evini,karısını ve kızını terk edip kendini o bunaltan yaşamından soyutlamaya karar verir. Yetmişini aşkın Dürnev Hanım'ın çatı katını kiralar ve orada kendine herkesten uzak sessiz bir yaşam kurar. Bu yaşantı yaklaşık on sene böyle kurulu bir saat gibi işler ta ki Mehmet Bey bir gün Dürnev Hanım'a haber vermeden Kadıköy'de bir otele yerleşene dek. Mehmet Bey, bir süre bu otelde yaşamını sürdürür ama daha sonra geçmişinden gelen aşkı Nevin ile karşılaşır bu karşılaşma onda derin bir sarsıntıya yol açar o karşılaşmadan sonra Nevin'i düşünmekten kendini alıkoyamaz. Nevin ile son bir karşılaşma yaşamak için adresini öğrenir ve evine gider ancak dili lal olmuşcasına eskiyle alakalı hiçbir şey söyleyemez Nevin ise durumun vahametini anlar ve Mehmet Bey'i evinde alıkoyar böylelikle ikili geçmişle küçük bir yolculuk yaşarlar kendi içlerinde. 


Nevin ile geçmişine yolculuk yapan Mehmet Bey orada daha fazla kalamayacağına hükmeder ve evine Dürnev Hanım'ın çatı katına döner. Bir süre hasta yatar ve bir gün eski karısı ve kızını onun ölüm ilanını gazeteye verdiğini öğrenir durumu düzeltmek istese de başarılı olamaz. Bu durum canını çok sıkar ve yine evinden bilinmezliğe doğru bir yolculuk yapmaya karar verir o esnada ise zahire tüccarı Sadık Bey ile dostluk kurar iki ay kadar da onun yanında kalarak içini deşen yaşamamışlık hissinden kurtulmaya çalışır,zaman zaman kendini dinlese de zaman zaman da kendini sorgulamaktan asla çekinmez. 



Kitapta altını çizdiğim çok fazla cümle oldu. Kardeşimin tavsiyesi ile okuduğum Bir Solgun Adam tam da hayatımda önemli bir süreçten geçerken bana rehber oldu diyebilirim. Kitapta tam anlamıyla kendimi bulmakla beraber sanki Mehmet Bey benmişim gibi bir duyguya kapılmadım da değil. Yaşamın anlamını sorgulayan, içini kaplayan o bezginliğe teslim olmaya zaman zaman hazırken birden yenilgiyi kabullenmeyip yeni bir yolculuğa çıkmak için güç toplamaya çalışan Mehmet Taşçı'nın hikayesine siz de benim gibi bayılacaksınız. 


Mutlaka alıp okumanızı tavsiye ediyorum ben üsluptaki o serzenişe o hisse aşık oldum. İşte kitaptaki en çok sevdiğim sözlerden birini paylaşarak bitiriyorum. '' Nasıl da unutuveriyoruz her şeyi. Çektiğimiz acıları,bize yapılan haksızlıkları... Acıya dayanmanın bir erdem olduğunu neden öğrettiler bize ? Acıları unutmanın akıllılık olduğunu kim söyledi ?

Yorumlar

  1. Öyle bir giriş yaptın ki beni bile hemen etkisi altına aldı :)) Çok merak ettim kitabı bende sevince sindire sindire okumayı çok seviyorum, çok güzel bir tavsiye oldu listeye yazdım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen edin çok güzel çünkü :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Nermin Yıldırım - Dokunmadan