30 Kasım 2015 Pazartesi

Haruki Murakami - Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında

Bu aralar Murakami ile aşk yaşıyoruz desem yeridir nitekim aynı yazardan üst üste iki kitap okuma alışkanlığım yoktur. Bunun bende bir nevi alışkanlığa dönüşmesine izin vermek istemiyorum o yüzden Barış Bıçakçı'dan beri aynı yazara ait eserleri ardı ardına okumamaya çalışıyorum ama bu sefer kendime engel olamadım.


Haruki Murakami - Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında 





Bir diğer postumu okuyan zat-ı şahane dostlar sakın sıkılmayın ama yine bir Murakami kitabı olan Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında ile devam etme niyetindeyim. Tadı damağımda kalan bu kitap daha önce okumuş olduğum yine aynı yazara ait olan Sahilde Kafka ve İmkansızın Şarkısından izler taşıyor ki o kitapları da çok severek okumuştum.



Lafı çok uzatmadan hemen kitapla ilgili bilgi veriyorum. Kitap Doğan Kitap'tan çıkmış yine ve çok hacimli bir eser değil 187 sayfa o yüzden bir günde bitirilebilecek cinsten. Ben bu aralar kaplumbağa hızı ile okuduğumdan kitabı üç güne yaydım ama normalde 3 saatte okunur hatta başka bir kitaba bile başlayabilirsiniz :)


Murakami, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında ile bizlerin karşısına Tokyo'nun varlıklı mahallerinin birinde,sıradan bir hayat süren iki barı,mutlu bir evliliği ve iki kızı olan Hacime'yi karşımıza çıkarıyor. Hacime, şehirdeki en iyi caz kulüplerinin sahibidir ve normal bir yaşama sahiptir yine de rutin giden hayatında hep bir şeylerin eksikliğini duyumsamıştır. O da 12 yaşındayken izini kaybettiği çocukluk aşkı Şimamoto. Şimamato onun yaşamında çok büyük bir yere sahiptir ancak Hacime onu 25 seneden beri görmemektedir. İlk gençlik aşkı onu bazen derin hayallere sürüklese de Hacime artık evli ve iki kız babasıdır, ailesine karşı sorumlulukları olan 37 yaşında bir bireydir. Yağmurlu bir gecede barında her zamanki gibi kitap okuyup, müzik dinlediği bir sırada gençlik aşkının onu bulacağını herhalde Hacime'ye söyleseler kesinlikle onunla dalga geçtiklerini sanmasına sebebiyet verebilirdi nitekim Şimamato onu yıllar sonra dergiye verdiği bir röportajdan bulmuş ve o da aşık olduğu adamı bulup konuşmak için yanına kadar gelmiştir. Acaba bu iki aşık yeniden bir araya gelebilecek midir yoksa Hacime ilk gençlik aşkına sırt çevirip ailesini mi seçecektir.



Murakami'nin duygusal tarafının çok çalıştığını düşünüyorum. Aşk konusunda onu ustalaştıran deli gibi aşık olduğu karısı olabilir mi acaba demeden edemiyor insan :) Ben bu kitapta İmkansızın Şarkısından çok alıntı gördüm ve o kitabı tekrar hatırlamama neden oldu bu yüzden eseri genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.


Murakami okumamış olanlara hacimli olan Sahilde Kafka yerine bu kitapla başlamalarını da salık verebilirim.

Kitapla kalın :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

30 Kasım 2015 Pazartesi

Haruki Murakami - Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında


Bu aralar Murakami ile aşk yaşıyoruz desem yeridir nitekim aynı yazardan üst üste iki kitap okuma alışkanlığım yoktur. Bunun bende bir nevi alışkanlığa dönüşmesine izin vermek istemiyorum o yüzden Barış Bıçakçı'dan beri aynı yazara ait eserleri ardı ardına okumamaya çalışıyorum ama bu sefer kendime engel olamadım.


Haruki Murakami - Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında 





Bir diğer postumu okuyan zat-ı şahane dostlar sakın sıkılmayın ama yine bir Murakami kitabı olan Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında ile devam etme niyetindeyim. Tadı damağımda kalan bu kitap daha önce okumuş olduğum yine aynı yazara ait olan Sahilde Kafka ve İmkansızın Şarkısından izler taşıyor ki o kitapları da çok severek okumuştum.



Lafı çok uzatmadan hemen kitapla ilgili bilgi veriyorum. Kitap Doğan Kitap'tan çıkmış yine ve çok hacimli bir eser değil 187 sayfa o yüzden bir günde bitirilebilecek cinsten. Ben bu aralar kaplumbağa hızı ile okuduğumdan kitabı üç güne yaydım ama normalde 3 saatte okunur hatta başka bir kitaba bile başlayabilirsiniz :)


Murakami, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında ile bizlerin karşısına Tokyo'nun varlıklı mahallerinin birinde,sıradan bir hayat süren iki barı,mutlu bir evliliği ve iki kızı olan Hacime'yi karşımıza çıkarıyor. Hacime, şehirdeki en iyi caz kulüplerinin sahibidir ve normal bir yaşama sahiptir yine de rutin giden hayatında hep bir şeylerin eksikliğini duyumsamıştır. O da 12 yaşındayken izini kaybettiği çocukluk aşkı Şimamoto. Şimamato onun yaşamında çok büyük bir yere sahiptir ancak Hacime onu 25 seneden beri görmemektedir. İlk gençlik aşkı onu bazen derin hayallere sürüklese de Hacime artık evli ve iki kız babasıdır, ailesine karşı sorumlulukları olan 37 yaşında bir bireydir. Yağmurlu bir gecede barında her zamanki gibi kitap okuyup, müzik dinlediği bir sırada gençlik aşkının onu bulacağını herhalde Hacime'ye söyleseler kesinlikle onunla dalga geçtiklerini sanmasına sebebiyet verebilirdi nitekim Şimamato onu yıllar sonra dergiye verdiği bir röportajdan bulmuş ve o da aşık olduğu adamı bulup konuşmak için yanına kadar gelmiştir. Acaba bu iki aşık yeniden bir araya gelebilecek midir yoksa Hacime ilk gençlik aşkına sırt çevirip ailesini mi seçecektir.



Murakami'nin duygusal tarafının çok çalıştığını düşünüyorum. Aşk konusunda onu ustalaştıran deli gibi aşık olduğu karısı olabilir mi acaba demeden edemiyor insan :) Ben bu kitapta İmkansızın Şarkısından çok alıntı gördüm ve o kitabı tekrar hatırlamama neden oldu bu yüzden eseri genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.


Murakami okumamış olanlara hacimli olan Sahilde Kafka yerine bu kitapla başlamalarını da salık verebilirim.

Kitapla kalın :)

0 yorum:

Yorum Gönder